Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesindeki Xwarik köyü sınırlarında hayata geçirilecek Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı güçlü bir direniş başlatıldı. Varto Ekoloji Platformu, sosyal medya platformu X’te “#Vartoİstemiyor” hashtag’iyle bir kampanya düzenleyerek projeye karşı çıkan seslerin bir araya gelmesini sağladı. Bu kampanyaya, yerel halkın yanı sıra çeşitli siyasi partiler, kitle örgütleri ve çevre dernekleri de destek verdi.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) tarafından yapılan yazılı açıklamada, JES projesinin bir enerji yatırımı olmaktan çok, Gimgim’in doğasına ve toplumsal değerlerine yönelik sistematik bir saldırı olduğu ifade edildi. Açıklamada, bu tür projelerin özellikle Kürt-Alevi topluluklarının yaşadığı bölgelerde uygulanmak istendiğine dikkat çekilerek, projenin iyi niyet taşımadığı ve bir asimilasyon politikasıyla bağlantılı olduğu vurgulandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, kampanya çerçevesinde yaptığı paylaşımlarda, “Varto’nun yeşili, dolar yeşiline kurban edilemez. #Vartoİstemiyor direniyor” ve “Varto topraklarına sahip çıkıyor” ifadelerini kullandı. Dêrsîm Milletvekili Ayten Kordu da benzer bir paylaşım yaparak destek verdi. Wan Ekoloji Derneği, “Varto için ortak sözümüzü büyütüyoruz” mesajıyla katılım gösterirken, UMUT-Sen, “Hayatımız, toprağımız, suyumuz, havamız holdinglerin malı değildir” diyerek tepkisini dile getirdi.
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Mûş Temsilciliği, “Rant uğruna doğamızı yok etmeye çalışanlara karşı buradayız. Susmuyoruz, geri adım atmıyoruz” şeklinde bir mesaj paylaştı. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve DEM Parti Mûş İl Örgütü de kampanyayı destekleyerek çeşitli paylaşımlar yaptı. Çok sayıda kişi bu kampanyaya katılarak projeye karşı duruşlarını sergiliyor.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) açıklamalarında, JES projelerinin, tarım ve hayvancılıkla geçinen köylüler için su kaynaklarının kirlenmesi, toprakların verimsizleşmesi ve meraların yok edilmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. “Suyuma, toprağıma, inancıma dokunma” mesajıyla, köylülerin yaşamlarının sürdürülemez hale geldiğine dikkat çekildi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, konuyu Meclis gündemine taşıyarak, “Birileri daha zengin olsun diye ekolojik sistem ve yaşam hakkı tehdit edilmektedir. Proje derhal durdurulmalıdır” çağrısında bulundu.