Gençliğin Yüzleri: Gençler seçimden ne bekliyor?

ANKARA – Ülke tarihinin en kritik seçimlerden biri giderek yaklaşırken, 62,4 milyon seçmenin yaklaşık 13 milyonunun 18-29 yaş aralığından olacağı, bunların da yaklaşık 6,5 milyonunun ilk kez oy kullanacağı tahmin ediliyor.

Genç seçmenin bir kısmı hükümete kızgın, bir kısmı tüm gelecek umudunu muhalefete bağlamış, bir kısmı apolitik, bir kısmı ise hiçbir siyasi oluşuma güvenmiyor. Ancak tümünün ortak bir noktası var: kendilerinin yok sayılmamasını istiyorlar. Bu da, tüm siyasi partilerin genç seçmenin gönlünü kazanmasını gerektiriyor.

Seçim sürecinde gençlerin demokratik taleplerinin daha görünür olmasını hedefleyen, tarafsız, partiler-üstü ve şeffaf çalışan, ulusal bir gençlik oluşumu olarak Gençliğin Yüzleri hareketi bir süredir katılımcı demokrasinin tüm araçlarını kullanıyor.

ABD merkezli Ulusal Demokratik Enstitü (NDI), İzmir merkezli Sosyal İklim Derneği, Dokuz 8 Medya Araştırmaları Derneği ve Daktilo 1984 tarafından ortaklaşa yürütülen program kapsamında 8 ilde (Ankara, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Denizli, Samsun, Diyarbakır, Mersin) 18-30 yaş arası 800’e yakın genç bir araya gelip ortak akıl ile seçimlerden neler beklediklerini tartıştılar. Bu tartışmalar sonucunda da belli politika önerileri geliştirdiler.

GENÇLİĞİN TEMEL GÜNDEMİ

Düzenlenen forumlarda gençlerin gündeminin ilk sırasında gençlerin ifade özgürlüğü, siyasi eylem ve örgütlenmesi önündeki engeller ilk sırada geliyor. Ardından genç işsizliği, gençlerin barınma sorunu, göçmen/mülteci politikalarının yetersizliği, laiklik-karşıtı uygulamalar, üniversitelerde akademik özgürlüklerin kısıtlanması, toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi endişeler geliyor.

Bunlardan yola çıkarak gençler 4 ana başlıkta politika önerileri belirledi: Genç işsizliği; eğitim; gençlerin temel ihtiyaçlara erişimi; ve gençlerin karar süreçlerine katılımı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) en son açıkladığı ocak ayına ilişkin işgücü istatistiklerine göre, Genç işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puanlık artışla yüzde 20,2 olarak belirlendi. Yani beş gençten biri işsiz.

Öte yandan, gerek pandemi, gerekse deprem sonrasında uzaktan eğitim kararları neticesinde gençlerin üniversiteyle bağları büyük ölçüde zedelendi; kimisi yurtlarından çıkarıldı; sosyalleşme imkanları olmadığı için ruh sağlıkları etkilendi.

Türkiye’de resmi rakamlara göre gıda enflasyonunun halen OECD ortalamasının yaklaşık beş kat üzerinde olması da gençlerin en temel beslenme ihtiyaçlarını bile yeterince karşılayamadıklarını gösteriyor.

SİYASİ PARTİLERLE TEMASLAR

Halihazırda bu önerileri karar vericilere, milletvekillerine ve partilere duyurma aşamasına geçtiler. Her siyasi partiden milletvekilleri ile bir araya gelip kendilerine Kasım ayından beri önerilerini anlatmaya başladılar; zira genç seçmenin yaşadığı en büyük zorluklardan biri, siyasetçilerle iletişim kuracakları mekanizmaların yeterli olmaması, dolayısıyla sorunlarını ve çözüm önerilerini siyasi partilere yeterince ulaştıramamaları.

İlk siyasal forumlarını da 25 Mart’ta Denizli’de, 26 Mart’ta ise İzmir’de gerçekleştirecekler.

Akabinde, yedi şehirde her hafta iki siyasal forum olacak. Bayram sonrasında ise, sekizinci şehir olarak Diyarbakır’da son siyasal forum gerçekleştirilerek hem gençlerin sorunları hem de deprem bölgesindeki gençlerin durumu ele alınmış olacak.

Siyasal forumlar şu şekilde yürütülecek: Sabah gençler buluşacaklar ve ortak sorularını hazırlayacaklar. Her şehirde genç yüzler olacak ve o ilde seçilmiş 20 soruyu forum sırasında katılımcı vekillere aktaracaklar. Forum salonunda bir sepet gezdirilecek ve sepetin içinde soru kartları olacak. Gençler sorularını bu kartlara yazacaklar. Vekiller ise sepetten seçtikleri sorulara yanıt verecekler. Forumun sonunda networking / ağ kurma amaçlı bir oturum olacak ve konferans salonunda vekillerle gençler bir araya gelerek tanışacaklar ve diyalog kuracaklar. Sistem tam da “vekilimiz şu anda çok meşgul, size geri dönemeyecek” şeklinde gençlerin yıllardır yaşadığı erişim sorunlarını çözmeye yönelik olarak tasarlanmış.

SÖZCÜLERİ, 9 YAŞINDAN BERİ AKTİVİST

Gençliğin Yüzleri’nin sözcüsü ise, 24 yaşındaki Sosyal İklim Derneği başkanı Gaye Tuğrulöz. Dokuz yaşından beri belediyelerde çocuk katılımı, çocuğun iyi olma hali, çocuk meclisleri, biyo-çeşitlilik, iklim kriziyle mücadele gibi alanlarda önemli girişimlerde bulunmuş.

Kendisi, açılış konuşmalarından birini yaptığı İzmir İktisat Kongresi’nde de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalıştı ve Gençlik Forumu düzenlenmesine önayak oldu.

Tuğrulöz, “Gençler duyulmak, taleplerini iletmek istiyorlar. Örneğin bir siyasi partiden milletvekili adayı olduklarında seçilebilir yerden aday gösterilmek istiyorlar. Yoksa partilerin gençlik kotası anlamsızlaşıyor,” diyor.

Gençliğin Yüzleri, farklı siyasi aidiyetlerden gelen yüzlerce gencin ve bölgelerini temsil eden 138 adet Genç Yüz’ün bir araya gelmesiyle oluşmuş bir sivil toplum hareketi. Ancak hepsi de, istisnasız şekilde, siyasi partiler içinde gençlerin kendilerini ifade etme kanallarının açılması gerektiğini vurguluyorlar.

Tuğrulöz; “Seçim yasası gençlerin önüne çok fazla engel koyuyor. Bir siyasi parti bir genci 15.sıradan aday gösterirse, bu bir fırsat olarak sunulmamalı. Biz farklı siyasi tercihlerden gelen gençler olarak sorunlarımızı konuşup, ortak çözümlerimizi yaratıcı bir şekilde hazırlıyoruz. Genç işsizliğine karşı genç girişimciliğin teşvik edilmesini , gençlerin iş hayatına hazırlanması için nitelikli eğitim olanaklarını öneriyoruz, böylelikle kendi işimizi kurmak istiyoruz” diyor.

Gaye Tuğrulöz

‘SİYASİ PARTİLER DE BİZİ GÖRÜYOR MU?’

Bu forumlarda görülen önemli bir talep ise, gençlerin siyaset konuşmak, siyaset alanını görmek istemeleri. “Ama siyasi partilerin onları gördüğünü düşünmüyorlar” diyor Tuğrulöz.

Gençler, geleneksel siyaset kanallarının sıkışmışlığına karşı çıkıyorlar. Mecliste gençlerin temsilinin yüzde 1 düzeyinde olduğu bilinirken, Tuğrulöz, “Bizleri sadece TikTok’a video yükleyen gençlik profilinin içine sıkıştırmamalılar. Biz, geçinemeyen, öğlen ne yiyeceğini düşünen, düzenlediğimiz forumlara katılmak için öğle yemeği desteği ve ulaşım imkanı olup olmadığını soran, derneklere veya siyasi partilere ileride kamuda çalışma imkanları engellenir diye üye olamayan, bir tweet atarken yüz kez düşünen, insani çalışma koşulları isteyen ve ücretsiz stajlara karşı çıkan gençleriz de aynı zamanda,” diyor ve ekliyor:

“Evde oturup sosyal medyada ekran kaydıran gençler, hepimizi temsil etmiyor. Biz, bu forumlarda toplanan gençler, evlerden çıkıp, değişimin, diyalogun, aktivizmin, katılımcılığın parçası da olmak istiyoruz. İnisiyatif almaya da hazırız.”

Gençliğin Yüzleri, seçim sonrası karar alıcıları izlemeye devam edecek ve proje kapsamındaki sekiz ilin il başkanlıklarına da ziyaretlerini sürdürecekler. Bu da projenin sürdürülebilirliğini güçlendiren bir niyet beyanı…

PROF. ERDOĞAN: NİTELİKSEL VE NİCELİKSEL TEMSİL SORUNU VAR

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Emre Erdoğan’a göre, gençlerin siyasette temsilinde hem niteliksel hem de niceliksel eksiklikler var.

Prof. Erdoğan, “Hem mecliste Türkiye’nin nüfusuna oransız bir temsilleri var; hem de niteliksel olarak bir karar alma pozisyonuna geldiklerinde dahi hiyerarşik anlamda onlara alan açılmıyor; mecliste bile “küçük siyasetçi” olarak, icazetle var oluyorlar,” diyor.

Prof. Erdoğan’a göre, gençlere yönelik bu ayrımcılık sadece TBMM gibi karar alma sürecinin en üst katmanlarından birinde değil, belediye meclislerinde dahi kendini gösteriyor ve bu yaş grubu büyük oranda siyasi karar alma süreçlerinden dışlanıyor.

“Formel katılım bu şekilde. Enformel katılım ise daha vahim durumda. Aileden başlayarak gençler nesneleştiriliyor, süs gibi görülüyor. “Sen bilmezsin”den başlayan zihniyet tüm ülkeye yayılıyor,” diye açıklıyor Prof. Erdoğan.

Emre Erdoğan

‘Z KUŞAĞI’ ŞEKLİNDE AÇIKLAMA KOLAYCILIĞI

Uzmanlar, bunun da ardında ülkedeki patrimonyal / pederşahi kültür ve güç meselelerinin olduğuna dikkat çekiyorlar.

“Bu dışlanma sürecinde siyasetçilerin gençleri tektipleştirmesi gibi medyada onları ‘Z kuşağı’ şeklindeki kalıp yargılara sokuyor. Genç erkek işsizliği belli bölgelerde yüzde 40’lara çıkmışken, gençler eğitimden dışlanıp genç kadınlar çalışamazken bu konular tartışılamıyor. Gençlerin siyasete katılımının da bir sermaye meselesi olduğu görmezden geliniyor,” diyor Prof. Erdoğan.

Prof. Erdoğan’ın gençlik politikaları konusunda uzun yıllardır yürüttüğü saha araştırmalarına göre, gençlerin büyük kısmı ebeveynleri gibi oy kullanıyorlar ve onlardan çok büyük bir ideolojik kopuş yok.

Ancak, diyor Prof. Erdoğan, “gençler bir yandan da siyasetten uzaklaşıyorlar; ciddi bir apati var. Muharrem İnce’nin TikTok videoları üzerinden gençler arasında yükselişini bu şekilde değerlendirmek gerekiyor. Gençler seçime inanmıyor, sandığa şüpheyle yaklaşıyor. Yapılagelen geleneksel siyasete karşı bir soğuma içindeler. Bu konudaki politikaları bu açıdan değerlendirmek gerek.”

GENÇLER SANDIĞA GİDECEK Mİ?

Prof. Erdoğan’ın istatistiksel öngörülerine göre, bu seçimlerde gençlerin yüzde 15’inin sandığa gitmeyebileceği tahmin ediliyor.

“Gençler onları ilgilendiren politikaları formüle etmede de onları takip etmede de dışlanıyorlar. Siyasetçilerin onlara hesap vermeleri gerekiyor. Gençler arasında sivil topluma katılımın, gönüllülük faaliyetlerinin, siyasi partilere üyeliğin halen düşük düzeyde seyretmesini doğru okumak gerekiyor,” diye ekliyor Prof. Erdoğan.

24 Haziran 2018 seçimleri, seçilme yaşının 25’ten 18’e düşürülmesinden sonra yapılan ilk seçimler olma özelliğini taşıyordu. Ancak bu seçimlerde mecliste genç milletvekillerinin oranı –beklenenin aksine- artmadı. 1 Kasım 2015’teki seçimlerde 25-29 yaş aralığında 9 milletvekili varken, 24 Haziran seçimleri sonrası 18-29 yaş aralığındaki milletvekili sayısı 8’e geriledi ve meclis aritmetiğinde de genç milletvekili oranı yüzde 1,6’dan yüzde 1,3’e düştü. Bu seçimlerde tablonun ne yönde evrileceği ise merak konusu.

Bu cumartesi günü Gençliğin Yüzleri çatısı altında milletvekilleriyle gençleri bir araya getirecek olan siyasal forumlarıyla, gençler artık “direksiyonu devralmak istiyoruz” diyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir